Evde Yeni Kedi Getirme: Hazırlık ve Uyum Süreci
İlk kedimi eve getirdiğim gün, taşıma kafesinin kapağını açtım ve "hoş geldin" dedim. Kedi ise doğruca kanepenin altına girip yirmi saat çıkmadı. O yirmi saat boyunca yanlış bir şey mi yaptığımı düşünüp durdum. Bugün üç kediyle yaşıyorum ve şunu net biçimde söyleyebilirim: kanepenin altı yanlış bir şeyin göstergesi değil, sürecin normal bir parçası. Kedi evde uyumlandırma dediğimiz şey, kediyi eve alıştırmaktan çok, kendisine alışmak için ihtiyaç duyduğu alanı ve zamanı ona bırakmakla ilgili.
Eğer şu an "acaba kedi mi almalıyım, hazır mıyım, evdeki diğer hayvanla anlaşır mı" diye karşılaştırma yapıyorsanız, bu yazıyı kendi hatalarımı da anlatarak yazdım. Süslemeye çalışmayacağım.
Kedi gelmeden önce hazırladığım şeyler (ve gereksiz bulduklarım)
İlk seferde alışverişi abartmıştım. Üç farklı oyuncak seti, dev bir tırmalama kulesi, iki kase seti... Kedi bunların yarısına bakmadı bile. İkinci ve üçüncü kedide listeyi kısalttım.
- Kum kabı ve kum: Kediyi aldığınız yerde hangi kum kullanılıyorsa ilk hafta aynısını almaya çalışın. Kum değiştirmek, ev değiştirmekle aynı güne denk gelmesin.
- Kapalı bir saklanma alanı: Kartondan bir kutu bile olur. Benim en pahalı yatak yerine kutuyu seçtiğini gördüğüm çok oldu.
- Tırmalama tahtası: Kedinin dikey mi yatay mı tırmaladığını bilmiyorsanız ikisinden birer tane. Kulaş ve tırmalama seçenekleri konusunda ayrıntı arıyorsanız sitedeki karşılaştırma rehberi işinizi kolaylaştırır.
- Mama: İlk günlerde marka değiştirmeyin. Geldiği mamaya devam edin, geçişi ikinci haftadan sonra kademeli yapın.
- Küçük bir oda: Alışverişten önce düşünülmesi gereken en önemli madde bu, çünkü ücretsiz.
Gereksiz bulduklarım: kedi giysileri, otomatik lazer oyuncaklar, ilk haftada beş çeşit ödül maması. Bunları sonra da alabilirsiniz.
İlk 72 saat: küçük oda kuralı
En işe yarayan yöntem, kediyi tüm eve değil tek bir odaya bırakmak oldu. Banyo bile olur. Mantığı şu: kedi kokusunu tanıdığı bir alan oluşturmadan geniş alanda kendini güvende hissetmiyor. Koca evde saklanacak yer çoktur ama güvenli yer yoktur.
Benim uyguladığım sıra:
- Kafesi odaya koyup kapağı açtım, kediyi çıkarmaya çalışmadım. Odadan çıktım.
- Su, mama ve kum kabını birbirinden ayrı köşelere yerleştirdim. Kediler yemek yediği yerin yanında tuvalet yapmayı sevmez.
- Günde birkaç kez odaya girip yere oturdum, kediye bakmadan telefonla oynadım ya da yüksek sesle kitap okudum. Bakmamak, kediye "tehdit değilim" demenin en hızlı yolu.
- Kediyi kucağa almayı, o kendi ayağıyla yanıma gelene kadar hiç denemedim.
- Mama tabağını her seferinde bana biraz daha yakın koydum.
Bazı kediler ikinci gün kucağınıza çıkar, bazıları on gün sürer. Karakteri belirleyen şey büyük ölçüde geçmişi ve mizacı; kedi temperament tipleri üzerine yazdıklarımız burada işe yarıyor, çünkü sokakta doğmuş üç aylık bir yavruyla evde büyümüş yetişkin bir kedinin uyum eğrisi aynı değil.
Evde başka hayvan varsa: koku, ses, görüş, temas
İkinci kediyi getirirken acele ettim ve iki kediyi ikinci günde karşı karşıya bıraktım. Sonuç: bir hafta boyunca birbirine bakınca tıslayan iki kedi ve benim boşa giden emeğim. Üçüncüsünde sırayı bozmadım:
- Koku: 2-4 gün ayrı odalarda. Battaniyeleri değiştirdim, birinin yattığı bezle diğerini nazikçe sıvazladım.
- Ses: Kapının altından mama vererek aynı anda, kapının iki yanında yemek yemelerini sağladım. Diğerinin varlığı "iyi bir şey" ile eşleşiyor.
- Görüş: Kapıyı bir parmak açık bırakma ya da bebek bariyeri. Süre kısa, günde birkaç kez.
- Temas: Ancak ikisi de sakinken, ilk buluşma 5 dakika. Mırlama yoksa süre uzatılmaz.
Köpekle kedi tanıştırırken tek fark, köpeğin tasmalı olması ve temel komutlara hâkim olması. "Bırak" ve "yerine" komutlarını bilmeyen bir köpekle kedi tanıştırmaya kalkışmayın; köpek eğitiminde temel komutlar tam olarak bu yüzden önemli. Kediye de her zaman yüksek bir kaçış rotası bırakın. Kedi yukarı çıkabiliyorsa kavga çıkmaz.
Neyi "sorun", neyi "süreç" saymalı?
Karar verirken en çok merak edilen kısım bu sanırım. Kendi ayırdığım çizgi şöyle:
| Normal (beklenir) | Takip edilmeli |
|---|---|
| İlk 1-3 gün saklanmak | 48 saatten fazla hiç su içmemek |
| Az yemek, gece dolaşmak | İki gün üst üste hiç yemek yememek |
| Tıslama, kuyruk kabartma | Kum kabı dışına ısrarlı tuvalet, ishal, kusma |
| İlk hafta sesli miyavlama | Aşırı tımar sonucu tüy dökülmesi, yara |
Sindirim şikâyetleri bazen stresten değil, mama geçişinden ya da hassasiyetten kaynaklanır. Kedi mama türleri arasındaki farklar ve besin alerjileri konusunda ayrı rehberlerimiz var; ilk haftada mamayı hiç değiştirmemenizi tam olarak bu yüzden öneriyorum. Bir de: uzayan iştahsızlık ve tuvalet sorunlarını "alışma süreci" diye erteleyip veterineri geciktirmeyin. Yaygın kedi sağlık sor